Loading...

Etiket: kyani dolandırıcı mı

Kyani Saadet Zinciri mi? İsmail Dikmenin iddiası gerçek mi?

[ultimate_heading main_heading=”Kyani Saadet Zinciri mi?” heading_tag=”h1″ alignment=”left” main_heading_style=”font-weight:bold;”][/ultimate_heading]

Kafa karıştıran iddialar gerçek mi yoksa asılsız mı?

İsmail Dikmen tarafından PC Hocası’nda yazdığı yazıda çarpıtıcı iddialar ile Kyani şirketinin Saadet Zinciri olduğunu iddia etti. Bu Yazısında haklı mı yoksa tamamen bir karalama mı hedefliyor? Konuya ne kadar hakim, elinde hangi kanıtlar var? Halkı yanlış mı yönlendiriyor yoksa halkı gerçekten madur olmaktan mı kurtarıyor inceleyeceğiz.

kyani saadet zinciri

Foto: İsmail Dikmen

PC Hocasındaki bu iddiayı detaylı incelemeden önce yazıya ve iddiasına bi bakalım:

[skyline_separator separator_margin_top=”5″ separator_color=”#eeeeee”][skyline_single_image single_image=”26187″][skyline_headings header_text=”Dikmen’in ufak araştırmalar sonucunda bulduğu bilgileri bizde öğrenmek istiyoruz.” header_tag=”H3″ header_weight=””]

”Yazının başında da belirttiğimiz gibi bu sisteminde her ne kadar ismi sattığı ürün farklı da olsa diğer titan / saadet zinciri sistemlerinden farklı olmadığı ve her hangi bir vaad edilen şeylerin gerçekleşmemesi durumu söz konusu Türkiye gibi ülkeler de kolay yoldan para kazanmanın bu kadar sevildiği bir ortamda pazarlama yapmak çok zor olmadığından bu tarz sistemlerin kesinlikle yasal ve güvenilirliği olan sistemler olmadığı internette ufak araştırmalar ile görebilirsiniz.„

[ultimate_heading main_heading=”Saadet Zinciri, Titan veya yasadışı Piramit yapılar nelerdir, nasıl anlaşılır?” alignment=”left” main_heading_style=”font-weight:bold;”][/ultimate_heading]

Bazı ipuçları

1. Ürün hakkında yeterince bilginiz var mı?
Doğrudan satış sisteminde faaliyet gösteren firmalar son derece kaliteli ürünleri uygun fiyatlarla tüketicilere sunmayı amaçlamaktadır. Eğer ürün size net şekilde anlatılmıyorsa, ürünle ilgili şüphe duyuyorsanız veya ürünün fiyatı size abartılmış geliyorsa hemen karar vermeyin. Detaylı araştırma yapın. Piramit sistemler, ürünü asıl amaçlarını gizlemek için kullanmaktadırlar.

2. Kazanç iddiaları size doğru olamayacak kadar iyi mi geliyor?
Doğrudan Satış sisteminde girişimciler sattıkları ürünlerden ve kurdukları satış ekibinin yaptığı satışlardan gelir kazanırlar. Gerçekten de doğrudan satış yaparak yüksek gelirler kazanabilirsiniz. Ancak bu hem zaman hem de çok çaba gerektiren bir iş kurma sürecidir. O yüzden kısa zamanda zengin olmayı vaat eden, inanılması güç gelirleri hiç çalışmadan sadece yeni kişileri sisteme üye yaparak kazanacağınızı söyleyen kişilerden uzak durun.

3. Katılmak için ne kadar ücret ödemem gerekir?
Doğrudan satış sistemine katılmak için herhangi bir giriş aidatı veya sistemde kalmak için üyelik yenileme ücreti ödemezsiniz. Sadece satacağınız ürünleri satın almak için ödeme yaparsınız. Satacağınız ürünleri şirketler size indirimli fiyat üzerinden satarlar. Eğer bir şirket sizden satıcısı olmanız için ücret istiyorsa, üyelik ücreti adı altında para talep ediyorsa muhtemelen yasa dışı piramit bir yapıdır ve sisteme giriş yapan kişiler üzerinden kazanç elde ediyordur. Bu şirketlerden uzak durun.

5. Pazarlama planını anladınız mı?
Her doğrudan satış şirketinin bir pazarlama planı vardır. Bu planın size anlatıldığı ve katmanlı satışı tam anladığınızdan emin olun. Elde edeceğiniz primlerin yeni kişileri sisteme dahil etmenizle değil ürün satışlarıyla size ödeneceğinizden emin olun. Eğer pazarlama sistemi karmaşık, prim dağıtım usulleri karmaşıksa, bu piramit bir yapıyı gizlemek için yapılmış olabilir. Dikkatli olun.

6. Tüketiciler bu ürünleri kullanıyor mu?
Doğrudan satış şirketleri sizi yüksek stok bulundurmaya teşvik etmezler, aksine mümkünse stoksuz çalışmanızı önerirler. Eğer yüksek stoklarla işiniz devam ediyorsa ve satılan ürünler kullanılmıyor ve ürün dolaşımında sorunlar varsa bu şirketlerden uzak durun.

[ultimate_heading main_heading=”Kyani Saadet zinciri mi peki?” alignment=”left” main_heading_style=”font-weight:bold;”][/ultimate_heading]

1. Gerçek:
Hepimizin bildiği Amway, Herbalife, Avon, Oriflame ve Forever firmaları network marketing firmalarıdır, aynı Kyani gibi. Bu firmalar saadet zinciri değildir. Bu bahsi geçen firmalar Dünya Doğrudan Satış Derneği’ne ve Seldia’ya üyedir ve denetlenmektedir. Ayrıca bütün bu firmaların Türkiye’de ticaret yapması yasaldır ve hem kendi kazançlarını hem de distribütörlerine ödedikleri primleri vergilendirirler. Dolayısıyla her şey yasalar dahilindedir, dolandırıcılık söz konusu DEĞİLDİR.

2. Gerçek:
Titan, saadet zinciri ya da ponzi dediğimiz sistemlerde ürün olmaz ya da çok alakasız bir ürün göstermelik olarak vardır. Oysa bu bahsi geçen firmalar ve Kyani’nin kullanıcılar tarafından beğenilen ve talep gören ürünleri vardır.

3. Gerçek:
Network Marketing sistemi 1966’dan beri uygulanan bir pazarlama stratejisidir. Burada amaç tüketim ağı oluşturmaktır. Başka firmalar reklama para harcarken bu firmalar tavsiye ile satış yaparlar ve tavsiye eden kişilere kazandırırlar. Aslına bakarsanız diğerlerinden çok da bir farkı yoktur. En büyük fark aracı kurumların değil bireylerin yani bireysel distribütörlerin para kazanmasıdır. Bu ürünleri bu şekilde pazarlamasalar bu defa reklam yapmak zorunda kalacaklardı. Bunun yerine tavsiye ile ürün satıyorlar.

4. Gerçek:
Network Marketing yani direkt satış hiçbir zaman oturduğun yerden kolay para kazanma şekli değildir. Neticede burada da bir emek söz konusudur. Hiçbir gerçek işte oturarak para kazanamazsınız, zaten oturarak para kazanacağınızı vaat eden sistemlerin hepsi titan zinciri gibidir.

5. Gerçek:
Saadet zinciri ya da titan vb nedenlerle elinizin tersiyle ittiğiniz ve beğenmediğiniz network marketing sektörünün cirosu 700 milyar dolara yakındır. Aslında her gün bu sistemle firmalar ürün satmaktadır. “Arkadaşını getir indirim al” ne zannediyorsunuz?6. Gerçek:
Bu işi doğru yaparsanız maaşlı bir işten çok daha iyi ve tatmin edicidir çünkü iyi çalışıp düzenli tüketim ağınızı kurduğunuzda sabit gelire ulaşıp rahat bir hayat sürebilirsiniz.

7. Gerçek:
Bu şekilde ticaret aslında insanın kendi işini açmasından çok daha kolay ve risksizdir. Çünkü network marketing firması aslında her türlü kolaylığı sağlar; ürün araştırması, vergilendirme, dağıtım, tahsilat, it, geliştirme vs. Siz sadece reklam kitinizi satın alıp ticarete başlayabilirsiniz. Diğer firmalarda tahsilat ve dağıtım distribütöre yüklenmişken Kyani daha iyisini yapmış ve direkt olarak son kullanıcıdan sipariş alıp tahsilat ve dağıtımı da kendisi üstlenmiş. Açıkçası Kyani’de tek yapmanız gereken ürünü hediye etmek, insanlar memnun kaldıklarında ise onları web sitesine yönlendirip alışveriş yapmalarını sağlamak. Beğendiğiniz bir lokantaya yönlendirmek gibi. Sadece o lokanta sizin yolladığınız her müşteri için size para ödüyor, olay bu.

[ultimate_heading main_heading=”İsmail Dikmen’in bildiğini sandığı şeyleri aslında bilmediğini görüyoruz.” alignment=”left” main_heading_style=”font-weight:bold;”][/ultimate_heading]

Bilgi sahibi olmadan Fikir sahibi olan İsmail Dikmen maalesef hiçbir araştırma yapma gereği duymadan YAZMIŞ OLMAK için YAZDIĞI bu asılsız ve iftira dolu yazısı ile EMEKSİZ EKMEK peşinde olduğunu bizlere gösterdi. PC Hocası adına üzgünüm çünkü okuyucularına böylesi asılsız ve arkasında hiçbir emek yatmayan 3-5 dakkikada hazırlanmış yazılar sunmaları gerçekten çok üzücü.

Enteresan olan şu ki Kyäni şirketinin Türkiye ve Dünya genelinde çalışabilmesi için Resmi Makamlar tarafından düzenli bir şekilde denetleniyor ve ruhsatlandırılıyor olmasına rağmen onların göremediklerini İsmail Dikmen’in görmesi gerçekten düşündürücü. Sadece Resmi Makamlarla kalmayalım Türkiye genelindeki 60.000 üzerinde ve dünya genelindeki 3,5 Milyonu aşkın Kyani Distribitörünün göremediğini görebilmiş olması ne kadar inandırıcı? Hepsi kör İsmail Dikmen gözü açık? Karar sizin!

Bu insanlar hep dolandırıldı mı? 5000 Kişilik Eğitim Kampı.

İnsanların Network Marketing ile alakalı ön yargıları çoğunlukla bilgiye dayalı değildir. Karşınıza güzel bir fırsat çıktığında bunu elinizin tersiyle itmeden önce araştırmanızı öneririm. Konuyla alakalı aklınıza takılan bir şey olursa bana BURADAN ulaşabilirsiniz.

[skyline_headings header_text=”İsmail Dikmen’i Davet Ediyorum” header_tag=”H2″ header_weight=””]

Bulunduğu bütün asılsız iddialarını kanıtlamak üzere kendisini İstanbul Bağdat Caddesindeki Genel Müdürlüğümüze davet ediyorum.

Sevgili İsmail Dikmen çok sevdiğim bir söz var; Bildiğini bilenin arkasından gidiniz. Bildiğini bilmeyeni, uyandırınız. Bilmediğini bilene, öğretiniz. Bilmediğini bilmeyenden kaçınız.

Şimdi sen bize söyle arkandan mı gelelim, uyandıralım mı, öğretelim mi yoksa kaçalım mı senden?

[skyline_headings header_text=”İftiranın Suçu” header_tag=”H2″ header_weight=””]

5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 267

(1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir (1) yıldan dört (4) yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.

(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.

(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.

(7) İftira sonucunda mağdur hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; iftira eden kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.

(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir

[skyline_headings header_text=”UPDATE: 12. Şubat 2018″ header_tag=”H2″ header_weight=””]

İsmail Dikmen PC Hocasında yazdığı asılsız haberi yazım ve uyarılarım sonunda KALDIRMIŞTIR!

Kyani Türkiye Misafire Saygısızlık

[skyline_headings header_text=”Kyani Misafire Saygısızlık yapıyor mu gerçekten?” header_weight=””]

Bu yazımda çok ilgimi çeken Kyani hakkındaki bir Şikayeti ele almak istiyorum.

Şikayetvar.com Platformunda yaşadığı hadiseyi dile getiren Hüseyin Ü. isimli şahıs ne yaşamış önce bir bakalım sonrasında yaşadığı bu olayı analiz edip kendi düşüncelerim ile yorumlamak istiyorum.

Tabiki Kyani Distribütörü olama rağmen Yorumumu tarafsız bir şekilde yapacağımdan emin olabilirsin!

kyani misafire saygısızlık

Görüntüyü büyütmek için Resime tıkla
Hüsseyin Ü. Paylaştığı Şikayet Metni:
Sayın yetkili 22 Ocak 2016’da Ankara Anemon otel saat 14:00’de ki toplantıya eşimle beraber bir doktor tanıdığımız aracılığıyla davet edildik. Otelin bulunduğu sokakta ciddi bir park problemi yaşandığından toplantıya 5 (beş) dakika geç kaldık. Toplantı salonu kapısındaki, kendince şık giyimli, güvenlikçi edalı görevli bizi içeri alamayacağını belirtti. Durumu açıklamaya, neden 5 (beş) dakika geç kaldığımızı, bizim misafir olduğumuzu, bize bu konuda herhangi bir bildirimde bulunulmadığını,5 dakika bile geç kaldığımızda içeri alınmayacağımızın bildirilmediğini anlatmaya çalıştık. Genelkurmay toplantı salonu kapısındaki emir subayının bunları anlamaya hiç niyeti olmadı. Canımız çok sıkıldı, üzüldük, sinirlendik ve sitemlerle oradan ayrıldık. Kaynak: sikayetvar.com

Kyani Misafire Saygısızlık konusunu analiz edelim.

Kısaca özetlemek gerekirse; Hüsseyin bey saat 14:00‘de olan toplantıya sadece 5 (beş) dakika geç kaldığı için kendince şık giyimli, güvenlikçi edalı görevli tarafından toplantı salonuna alınmadığından rahatsız olmuş.

[skyline_headings header_text=”Analiz edip Yorumlamaya geçelim” header_tag=”H2″ header_weight=””]

Ne demiş Hüsseyin Ü.?:
”22 Ocak 2016’da Ankara Anemon otel saat 14:00‘de ki toplantıya

Saat 14:00‘de demişler; Saat 14:00 gibi ucu açık bir zaman belirtmemişler ve bu bir Toplantı demişler. Toplantıların tam saatinde başlayıp tam saatinde bittiğini hepimiz biliyoruz. Sonuçta Toplantıyı düzenleyenlerinde katılanlarında vakti oldukça değerli! Sinema gibi düşünmemeli; ki sinemaya bile fazlasıyla erkenden gidiyoruz. Neden mi? Geç kalmamak, en iyi koltukları alabilmek, Patlamış Mısır ve İçecek sırasından filmi kaçırmamak için. Sinemaya gösterdiğimiz önemi bir arkadaşımızın bizi davet ettiği toplantıya ne yazıkki gösteremiyoruz.
”Otelin bulunduğu sokakta ciddi bir park problemi yaşandığından”
Ankara gibi büyük bir şehirde yaşayıp bu gibi ciddi park problemlerini önceden düşünüp hesaba katmak lazım diye düşünüyorum fakat Anemon Hotelin Açık Otoparkı var. Hangi park probleminden bahsetmiş anlamadım?
”toplantıya 5 (beş) dakika geç kaldık.”
Kendisi aslında geç kaldığının farkına varmış ama kabullenmek istememiş. 5 (beş) dakika bile olsa içeri alınmıyorsan bu işin ciddiyetini gösterir. Milyon Dolarlık bir ticaretten bahsediliyor ve 1 kişi yüzünden Toplantının bölünmesi yada rahatsız edilmesi mümkün değil. Salondaki zamanında gelen yüzlerce Misafirleri rahatsız etmemek için bir kişi rahatsız olmasında bir sakınca görmüyorum. Hava alanında 5 (beş) dakika geç kaldığımız zaman uçağa binmemize izin verilmiyor değil mi? Uçak havalandı diye mi alınmıyoruz yoksa kurallar gereği mi alınmıyoruz?!
kendince şık giyimli, güvenlikçi edalı görevli bizi içeri alamayacağını belirtti.”
Kıyafet yorumunu yapan neci merak etmiyorum değil doğrusu? Dünyaca ünlü İtalyan asıllı Fransız modacı Pierre Cardin mi acaba? Kıyafetinin kuralları uygulaması ile ne alakası var çözmüş değilim? Adam Görevli ve görevini uyguluyor. Sorun nerde? Kapıda Kenan İmirzalıoğlu olsaydı ne değişirdi? İçeri alır mıydı?
”Durumu açıklamaya, neden 5 (beş) dakika geç kaldığımızı”
Kendince şık giyimli, güvenlikçi edalı görevli geç kalanları neden içeri alamayacağını açıklamaya çalışmış ama anladığım kadarıyla becerememiş.
”bizim misafir olduğumuzu, bize bu konuda herhangi bir bildirimde bulunulmadığını”
Zamanında gelip salonda yerini alan kişiler Misafir değilmi? 5 (beş) dakika bile olsa onları rahatsız etmeye Toplantıyı bölmeye hakkımız var mı? Bence kesinlikle yok!
Genelkurmay toplantı salonu kapısındaki emir subayının bunları anlamaya hiç niyeti olmadı.”
Hüseyin bey belliki Genelkurmay toplantı salonu kapısındaki emir subayının uyguladığı askeri disiplini anlamaya hiç niyeti olmadı; olsaydı ben bu yazıyı yazmamış sende okumuyor olurdun 😉
Canımız çok sıkıldı, üzüldük, sinirlendik ve sitemlerle oradan ayrıldık.”
Kesinlikle katılıyorum, Canım çok sıkıldı, üzüldüm, sinirlendim ve sitemlerle bu yazıyı yazdım ama itiraf etmeliyim yazarken çok eğlendim umarım senide biraz olsun güldürebilmişimdir.

Bu yazım ile ilgili değerli yorumlarınızı lütfen benimle paylaşın.